Kategori: Hadis-i Şerif

MUAZ BİN CEBEL ( R.A.)

Ashâb-ı kiramın büyüklerinden, helâl ve haram ilmini en iyi bilenlerden. Adı, Muaz bin Cebel bin Amr bin Evs bin Âbid bin Adiy bin Ka’b el-Ensârî’dir. Künyesi Ebû Abdullah’dır. Milâdî 605 senesinde Medine’de doğdu. Hicretin 18. (m. 640) yılında Kudüs ile Remle arasındaki Amvas köyünde vefât etti. İkinci Akabe bîatinde, kendi canlarını ve mallarını korudukları gibi…
Devamı

Bilmek Bulmak Olmak

Bilgi arayışları öteden beri insanlığı meşgul etmiştir. Merak saikası bilme, kavrama,  olma, olgunlaşma, eşyayı tanıma, eşyanın ardındaki sırrı keşfetme insanın fıtratında vardır. Âdemin yolculuğu da ilahi bir kararla burada başlamıştır. Azizim cancağızım, Allah resulü “Bana eşyanın sırrını göster” diye duası meşhurdur. Çünkü eşya bir aynadır. Aynanın ayna olabilmesi için arkasının ardının sırlanması gerekir ki. Ayna…
Devamı

Nasihat : Zan

“Ey iman edenler mümin kardeşleriniz hakkında zanda bulunmayınız şüphesiz ki zannın çoğu haramdır.” Vesvese teşviş kuruntu evham zan şeytanın nefsi iğfal ettiği güçlü silahlardır acz göstermeyin. Zikirle meşgul olun abdestli dolaşın istiğfar ve salavatı Felak ve Nası dilinize pelesenk edin Ehli dil kalbini kitler girer kitler çıkar ehli dil kalbini kitlemezse itler girer itler çıkar…
Devamı

Nasihatler

Evliyânın meşhurlarından Ebû Bekr Verrâk (rahmetullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki: “Eskiden fütüvvet sâhipleri (başkasını kendine ter­cih edenler) arkadaşlarını över, kendilerinden bahsetmezlerdi. Hattâ kendi- lerini kötülerlerdi. Rahatlığı dostları için, zahmeti kendilerine se­çerlerdi. Şimdiyse herkes kendini övüp, dostlarını kötülüyor. Zahmeti arkadaşlarına, rahatı kendilerine alıyorlar İbni Ziyad, bir kabile reisine mürüvvetin ne olduğunu sordu. Reis dedi ki: Bize…
Devamı

Şuyuhun Şeyhlik Enaniyeti

Tasavvufta mürşid olmak ayrı mürşidi kamil olmak ayrı değerlendirilmelidir. Hatmi meratip tamamlayan, yani iŕşad olma ve irşad etme yolculuğunda yoldaki yürüyüşünü tamamlayıp hakka vasıl olan her bir hak dostu vardığı menzilde Allaha, visale ulaşmamıştır. Visal, Allah’a kavuşma onlara mümkün kılınmaz her an bir şan ve şende olan Allah azze ve celle İçin bilinen bir oluş…
Devamı

 Bir Ulu’nun Yolculuk Üzerine Notları-2

TERS LALE HİKAYESİNİ BİLEN VAR MI ? Kıymetli canlar.  Birinci notta bir giriş yapmış idik Ne demiştik yazımızın ilk paragrafında Allah insanı yaratıp da başıboş salmadı ya.. Nitekim bütün kitapların en kıymetlisi Allah’ın Habibine yolladığı kitapta buyurmuyor mu Cenab-ı zülcelal. “İnsan başıboş mu bırakılacağını sanıyor” Canlar, Güzel Allah’ımız Ademi yarattı. O Rabbine karşı şeytanın iğvası…
Devamı

Kitaplara İman – Resul ve Nebi

Kitaplara imandan maksat, kitapların varlığına ve Allah Teâlâ’nın kelâmı olduklarına kesin bir şekilde inanmaktır. Peygamberlere indirilmiş kitapları tamamı yüz dört kitaptr.  Bunlardan; * Âdem (Aleyhisselâm)a 20 sahife, * Şît (Aleyhisselâm)a 50 sahife. * idrîs (Aleyhisselâm)a 30 sahife, * İbrâhim (Aleyhisselâm)a 10 sahife. * Mûsâ (Aleyhisselâm)a Tevrat * Dâvûd (Aleyhisselâm)a Zebûr, * Îsâ (Aleyhisselâm)a incil, *…
Devamı

Doğum ve Ölüm Arasındaki Denge

Doğum ve ölüm arasındaki dengede hakikat arayışı olan her insan bilir ki, aradığı ilk ve son şey kendisidir. Dünya serüvenimizin hikâyesinin bu olduğunu söylememiz mümkündür. Ancak kaderin, o çözemediğimiz düğümü de budur ya, bulacağı en son şey de kendisi olacaktır. Bu noktadan hareketle ele aldığımız bu eser, kendiyle meselesi olan ve kendini bulma peşine düşmüş…
Devamı

DİDİŞ VE ŞEK REYB TUZAĞI

Kendinle didişip durman nereye kadar bir miktar gönlün aydınlanıp yolun aydınlanınca şek sopasını atarsın kalbin meyl eder teslimiyetle Himmetsizlik arasında Gider gelir sonra şek sopasını Tekrar eline alırsın ne o takdire rıza göstermek konusundaki büyük lafların nasibinin ezelden takdir edildiğini unutup boyayı mı boyacıyı mı beğenmedin yoksa vereni mi verileni mi bakırı altın suyuna batırsan…
Devamı

NEFS

NEFS birçok islahat da negatif bir mana verilerek anlaşılmış ve genelde de bu anlamı meşhur olmuştur . Oysa nefes iyi veya kötü değildir . Nefs olarak kastedilen şey aslen daha önce anlattığımız ve beni meydana getiren tüm unsurların çatışma sahasıdır . Nasıl bir harp meydanının taraflara iyi veya kötü bir tesiratı olamıyorsa , taraflar o…
Devamı