Kategori: Fıkh

BİR MÜSLÜMANIN EHL-İ SÜNNET OLUP OLMADIĞININ ÖLÇÜLERİ NELERDİR? – ​BİR İNSANIN EHL-İ SÜNNETTEN AYRILDIĞINI NASIL ANLARIZ?

Ehl-i Sünnet, “Hz. Peygamber (asm) ile ashabın dinin temel konularında takip ettikleri yolu benimseyenler” anlamında bir tabirdir.Ehl-i Bid’at ise, “Asr-ı saâdet’ten sonra ortaya çıkmış, şer‘î bir delile dayanmayan bazı inanç ve davranışları benimseyen gruplar” anlamında bir deyimdir.Ehl-i bid‘atın temel özelliklerini dört noktada özetlemek mümkündür. Ehl-i Sünnet’in temel görüşleri ve bir kimsenin ehl-i bi’dat olmadığının göstergeleri…
Devamı

MUAZ BİN CEBEL ( R.A.)

Ashâb-ı kiramın büyüklerinden, helâl ve haram ilmini en iyi bilenlerden. Adı, Muaz bin Cebel bin Amr bin Evs bin Âbid bin Adiy bin Ka’b el-Ensârî’dir. Künyesi Ebû Abdullah’dır. Milâdî 605 senesinde Medine’de doğdu. Hicretin 18. (m. 640) yılında Kudüs ile Remle arasındaki Amvas köyünde vefât etti. İkinci Akabe bîatinde, kendi canlarını ve mallarını korudukları gibi…
Devamı

Nasihatler

Evliyânın meşhurlarından Ebû Bekr Verrâk (rahmetullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki: “Eskiden fütüvvet sâhipleri (başkasını kendine ter­cih edenler) arkadaşlarını över, kendilerinden bahsetmezlerdi. Hattâ kendi- lerini kötülerlerdi. Rahatlığı dostları için, zahmeti kendilerine se­çerlerdi. Şimdiyse herkes kendini övüp, dostlarını kötülüyor. Zahmeti arkadaşlarına, rahatı kendilerine alıyorlar İbni Ziyad, bir kabile reisine mürüvvetin ne olduğunu sordu. Reis dedi ki: Bize…
Devamı

Şuyuhun Şeyhlik Enaniyeti

Tasavvufta mürşid olmak ayrı mürşidi kamil olmak ayrı değerlendirilmelidir. Hatmi meratip tamamlayan, yani iŕşad olma ve irşad etme yolculuğunda yoldaki yürüyüşünü tamamlayıp hakka vasıl olan her bir hak dostu vardığı menzilde Allaha, visale ulaşmamıştır. Visal, Allah’a kavuşma onlara mümkün kılınmaz her an bir şan ve şende olan Allah azze ve celle İçin bilinen bir oluş…
Devamı

Üns ve Ünsiyet

İstilahi bir literatür olarak üns ve ünsiyet ülfet etmek ısınmak nazlanmak samimi olmak cana yakın olmak birinin yanında çekingen ve resmi olmamak sevenin sevgilisi ile hemdem olması  korkmadan ona yaklaşması ve dilediğini çekinmeden söylemesi sohbetinden zevk alması gibi pek çok manayı ihtiva etmektedir. Enis ünsiyet kelimesinden türetilmiştir. Dost sevgili nazlı sevimli anlamından iştikak ile kula…
Devamı

Niyet

Afak ile meşguliyetde bir ölçü ve kıstas sahibi olmak her salik için elzem bir düstur haline gelmelidir.Turuku Aliyenin hangi meşrebine duhul edip süluk üzere sefer ederseniz edin bütün mürşidi kamillerin üzerinde durması gereken mevzu salikin niyetini tasfiye ederek safai kalbe ve safi bir gönüle sahip olmasını sağlamaktır. Niyet bütün amellerin zübde i hakikatidir.Zira binlerce amelde…
Devamı

Kitaplara İman – Resul ve Nebi

Kitaplara imandan maksat, kitapların varlığına ve Allah Teâlâ’nın kelâmı olduklarına kesin bir şekilde inanmaktır. Peygamberlere indirilmiş kitapları tamamı yüz dört kitaptr.  Bunlardan; * Âdem (Aleyhisselâm)a 20 sahife, * Şît (Aleyhisselâm)a 50 sahife. * idrîs (Aleyhisselâm)a 30 sahife, * İbrâhim (Aleyhisselâm)a 10 sahife. * Mûsâ (Aleyhisselâm)a Tevrat * Dâvûd (Aleyhisselâm)a Zebûr, * Îsâ (Aleyhisselâm)a incil, *…
Devamı

 Bir Ulu’nun Yolculuk Üzerine Notları-I

(Dünya ve Ahiret) Değerli canlar bir salik için en önemli şey maddi ve manevi dünya ve ahiret saadeti için say ve gayret etmektir. Evvelen bu şartlar için de öncelikle sıhhatli bir beden ve ruh gerekir. Günümüz modern çağında bireyleri ve aileleri bütün değerlerinden uzaklaştıran dünya hayatının içinde ahiret dengesini kuracak manevi değerlerin toplumsal mana da ve aile…
Devamı

Yalnız Bayramlar

İnsanların bayramlarda içi kıpır kıpır olmalı ama bayram artık kurban ameliyesini yapmaktan öte bir değer ifade etmez hale gelmiş. Lahuti bir hava bayrama girmeden önce arefe de cümle alemi bürüdü. Şimdilerde ise bayram namazından önceki sabahın seher vaktinde Hoş bir badı saba meltem esintisi ile yüzleri okşar oldu. Ne yetimlerin fakirlerin öküzler sevindirilir oldu bayramlaşma…
Devamı

Ahit Ve Akit

Zifiri karanlıklarda bir de körseniz ne göreceğinizi düşünebilirsiniz? Bilinmeyenler…. zaman denen göreceli ve afaki buudlarla şekilenen bir mevhum mudur ki; kader bilmecesi cüz-i iradenin külli iradeye tabiyeti nasıl iliştirilmiş…. Zamanla beslenen ve büyüyen, olgunlaşan, çileyle yoğrulan insan tasarrufunun sınırının ne olduğunu idrak eder ki ? Her şeye güç yetireceğini düşünür .Beyhude devinimlerdir, akıntıya kürek çekmek,…
Devamı